2 Haziran 2011 Perşembe

belgesel.........

Sümmani Muratoğlu 

Engellilerin hayatı belgesel olacak
Türkiye'de ilk defa engellilerin hayatı çok katılımlı bir projeyle belgesel haline getirilecek.
Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) himayesinde gerçekleşecek proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı maddi desteğiyle Engelli Aileleri Eğitim ve Kültür Dayanışma Derneği'nin (ENAD) ve Türkiye Körler Federasyonu ile Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi'nin ortak çalışması olacak. Proje kapsamında engelliler, deniz dibine dalış ile dağa tırmanma gibi çeşitli etkinlikler yapacak ve bu faaliyetleri filme alınacak.
AA muhabirinin projeye ilişkin sorularını yanıtlayan FİYAB Yönetici Asistanı Ayşe Sönmez, ''Bizim Engelimiz Yok, Ya Sizin?'' sloganıyla gerçekleştirilecek projenin, 8 ayda tamamlanacağını bildirdi. Proje için çalışmalara başlandığını anlatan Sönmez, belgeselde kullanılmak üzere şarkı hazırlandığını ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarına da başladıklarını söyledi.
Tüm çalışmaların, 30 Ekim 2009 tarihinde tamamlanmış olacağını umduklarını belirten Sönmez, eserin, 3-7 Aralık 2009 tarihinde Dünya Engelliler Günü'nde Türkiye'de yapılması öngörülen ''We Care'' Engelli Film Festivali başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışında yayın yapan çeşitli festival ve televizyon kanallarında gösteriminin sağlanacağına işaret etti.
Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Konu engelliler olduğunda, düşlerin şaşılacak kadar yalın olabildiği görülmekte. Ancak bu düşler aynı zamanda gerçekleşmesi daha kolay mümkün olabilecek düşler. Belgeselimiz bir engellinin 'engelsiz yaşam'a ulaşma düşüyle başlayacak. Bu hayatın tanımlandığı yol kavramına da gönderme yapacak şekilde bir seyahat ve yolculukla bütünleştirilmesi öngörülmekte.
Projenin hazırlık sürecinin devamında Anadolu'nun farklı bölgelerine gerçekleştirilecek yolculuklarda çeşitli doğa ve spor aktivitelerinin engelli kişilerce hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Bunlar arasında Erzincan'da Fırat nehrinde rafting, Antalya ve Muğla'da yamaç paraşütü, Bolu Abant'ta bir trekking grubuyla birlikte trekking yapmak, herhangi bir Karadeniz yaylasında günlük kamp yapmak, herhangi bir denizde yüzüp dalış yapmak ve de Ağrı dağının zirvesine yakın kısmına kadar çıkmak yer almakta.''
-ÖNYARGIYI KÖKÜNDEN DEĞİŞTİRMEK-
Ayşe Sönmez, projenin, zor koşullarda hayat mücadelesi vermek durumunda kalan engellilerin yaşamlarını kolaylaştıracak düzenlemelerin önünü açmak ve başta yakınları olmak üzere tüm toplumdaki ön yargı ve yaklaşımları kökünden değiştirebilmeyi hedeflediğini söyledi. Sönmez, ''Belgesel ile toplumda bedensel veya zihinsel engelli kişilerin yaşayan ve başaran her insan gibi çoktan hakkettikleri saygın duruşlarını sağlamlaştırmayı da amaçlıyoruz'' diye konuştu.
Sönmez, şunları kaydetti:
''Ön yargıları kökünden değiştirmek... Bunu en iyi ve en akılda kalacak şekilde yapmanın yolu görsel bilgilendirmeden geçmekte. Maalesef ki ülkemizde hala insanlar engelli ve engelsiz diye keskin sınırlı bir gruplandırma ile değerlendirilmekte.
Bu değerlendirme neticesinde ancak belli zamanlarda yapılan bağışlarla ayakta kalmaya çalışan ve kendini her defasında tekrar hatırlatmak zorunda kalan sivil toplum kuruluşlarının çabası ile ne yazık ki kısa ve tutuk adımlarla yol alınabilmekte. Oysa ki inancımız herkesin sadece insan olmak ve yaşıyor olmak alt gerekliliği ile aynı haklara sahip ve eşit imkanlarla donatılı bir yaşam sürmelerinin gerekliliği doğrultusunda.
Bu noktadan çıkışla yapmak istediğimiz çift yönlü geri dönüşe sahip bir proje. Hem seçilen sloganı müziklerle destekli ve belleklerde uzun süre yer edecek ve uzun süre konuşulacak başarı öykülerini belgeselleştirip toplumdaki yerleşik kanı dışında radikal ve kesin hatlı yeni bir bilinç oluşturmak hem de bunun uzantısı olarak ortaya çıkardığımız işin DVD ve CD formatında satılabilir malzeme olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor.''
''Sivil toplum kuruluşlarının ayakta kalıp çalışmalarını devam ettirebileceği ve daha kapsamlı ve büyük işleri yapabilmelerini de olanaklı kılan bağımsız ve bağış zihniyetinden uzak bir gelir getiren kaleme sahip olmalarını sağlamak da önceliklerimiz arasında'' diye konuşan Sönmez, belgesel çekim sırasında istihdam edilecek engellilere, oyunculuk gibi yeni kapılar açma imkanının da kendilerini heyecanlandırdığını söyledi.
Kaynak: ENAD Arşiv, TümGazeteler & ZAMAN (14.05.2009 - 10:48)

dünya özürlüler günü'nde....

Bizleri unutmayın
”Dünya Özürlüler Günü’nde sorunlarına dikkat çekmek isteyen engelli vatandaşlar, tüm yurtta meydanlara indi, “Biz de varız” dedi. 8.5 milyon engellinin temsilcileri Ata’nın huzuruna çıktı, TBMM’de ağırlandı"
3 Aralık Dünya Özürlüler Günü dolayısıyla Devlet Bakanı Nimet Çubukçu başkanlığında, Özürlüler İdaresi Başkan Vekili Abdullah Güven, özürlü konfederasyonları başkanları ve uluslararası olimpiyatlarda dereceye giren özürlüleri kabul eden TBMM Başkanı Köksal Toptan özürlülerin istihdamı konusunda ciddi sorunların bulunduğunu belirtirken, toplumun sorunlarını tartışabilmesinin önemine işaret ederek, tartışmanın, çözümü ve daha iyiyi aramak anlamına geldiğini ifade etti. Engelliliğin her alanında önlerini daha iyi görebilmeleri ve sorunları daha büyük kararlılık ve cesaretle aşabilmelerinin mümkün olduğunu kaydeden Toptan, değişik branşlarda başarılı olan sporculara, ‘’Engellilikte, engellerin aşılabileceğini göstermeniz açısından, toplumda çok önemli örneklersiniz’’ diye seslendi.
Dünyanın en moderni
Toptan, eğitim sürecinin başlangıcından sonuna kadar geçen sürenin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, engellinin de mutlaka eğitim alması gerektiğini, iyi eğitim gören engellilerin toplumda hangi aşamaya gelebildiğinin güzel örnekleri bulunduğunu söyledi.
AK Parti’nin görme engelli milletvekili Lokman Ayva’yı örnek gösteren Toptan, Ayva’nın, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ile Meclisi saatlerce çalıştırarak, ‘’dünyanın en modern’’ Özürlüler Yasasını çıkarttığını belirtti. Toptan, ‘’Bu işe gönül verenler, böyle bir yasa çıktığı için ağladılar. ‘Türkiye’de böyle bir yasa yapılabildi’ diye ağladılar. Çağdaş ülkelerde bu alanda ne yapılıyorsa, bu yasayla öngörüldü ve tek tek hayata geçirilmeye başlandı’’ diye konuştu.
İşverenlere çağrı
Bakan Çubukçu, ‘’Özürlülerin eğitimi, karşılaşacakları en büyük engellerden biriydi. Özel eğitimde, azımsanamayacak rakamlara ulaştık. 20 binlerde seyreden özürlü eğitimini, 160 binin üzerine çıkardık. Devlet, bütün özürlü çocukların eğitimini karşılıyor. Sosyal güvenlik çatısı altında olmayanların giderleri de bizim bakanlığımızca karşılanıyor. Özürlülerimizin okullara erişim giderleri, Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Fonundan, Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan bir projeyle karşılanıyor’’ diye konuştu.
Bakan Çubukçu, istihdam alanında yapılan yasal düzenlemelere rağmen istedikleri ilerlemeyi sağlayamadıklarını kaydederek, işverenlerinin bu konudaki tutumunun herkes tarafından bilindiğini söyledi.
AK Parti’nin görme engelli milletvekili Lokman Ayva, özürlülüğün dezavantaj olarak görülmesine rağmen, kendisini avantajlı hissettiğini dile getirdi. Konuşmaların ardından, engelliler, Toptan’a çeşitli armağanlar sunarken, Toptan da engellilere çeyrek altın hediye etti.
Engellinin eğitim hakkına dokunmayın
TÜRKİYE’NİN Türkiye’nin çeşitli illerinden Ankara’ya gelen dernek üyeleri, Toros Sokak’ta buluşarak, buradan Abdi İpekçi Parkı’na yürüdüler. Ellerinde çeşitli taleplerini içeren dövizler taşıyan dernek üyelerinin, Abdi İpekçi Parkı’na ulaşmalarının ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. ENAD Başkanı Salih Sezgin yaptığı konuşmada, engelli çocukların eğitim hakkının sınırlandırılmamasını istediklerini ve bu konuda Başbakan Erdoğan’ın duyarlılığını takdirle izlediklerini söyledi. Sezgin, yeni düzenlemelerle ‘’özürlülüğün önlenmesi, önlenebilir çözümler üretilmesi, özürlü sayısının en aza indirileceği köklü çözümler konusunda acil somut girişimlerde bulunulması ve engelli çocukların erken eğitime başlamalarının sağlanması’’ gerektiğini ifade etti. Sezgin, ‘’Alınacak her türlü kararda engelliler ve ailelerinin görüşlerinin alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü’nde yasanın uygulanması ve eğitim hakkımızın kısıntıya uğramaması talebiyle alanlardayız’’ dedi. Mitinge, Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ve Türk Harb-İş Genel Başkanı Ahmet Kalfa da destek verdi. 
Kaynak: ENAD Arşiv, TümGazeteler & Tercüman 

engelliler için kafe...

ENAD'dan Engelliler için kafe"Kısa adı (ENAD) olan; Engelli Aileleri Eğitim-Kültür ve Dayanışma Derneği, engellilerle, engelli olmayanların birlikte çalışacakları bir kafe açtı"
Engelli Aileleri Eğitim-Kültür ve Dayanışma Derneği (ENAD), engellilerle, engelli olmayanların birlikte çalışacakları bir kafe açtı. 
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven, burada yaptığı konuşmada, bedende bulunan eksikliğin toplumsal hayatta var olmak için engel olmadığını belirterek, tek engelin toplum tarafından verilmesi gereken gecikmiş destek olduğunu vurguladı. Kızılay Ziya Gökalp Caddesi’ndeki kafenin açılışına Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdullah Güven, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yalçın Topçu, Engelliler Konfederasyonu Başkanı Turhan İçli, Uluslararası Engelliler Vakfı Başkanı İsmet Türker katıldı. 
Kafeden elde edilecek gelirin, ENAD’ca yürütülen Yaşam Merkezi Projesi’ne aktarılacağı bildirildi. 
(ENAD) Arşiv, 18 Temmuz 2009 Cumartesi

28 Mayıs 2011 Cumartesi

engelli aileleri ve toplum içinde karşılaştıkları sorunlar


Değerli ENAD Üyeleri ve 
Sevgili Engelli Aileleri;
            Bu defa sizlere engelli aileleri ve engelli ailelerinin toplum içerisinde karşılaştıkları zorluklardan söz etmek istiyorum; Hiçbirimiz çocuğumuzun veya bir yakınımızın engelli doğmasını yada herhangi bir nedenle engelli olmasını istemeyiz, Ancak bu olayın hayatın bir gerçeği olduğunu ve her an böyle bir olayın karşımıza çıkabileceğini de unutmamalıyız;
            Engelli aileleri çocuklarının engelli olduklarını ilk anladıkları anda dünya başlarına yıkılmış gibidir ve onlar için adeta hayat biter. Ancak ilk şok atlatıldığında ki "bazı aileler hiçbir zaman tam olarak atlatamayabilir" adeta önceki hayatlarını tamamen hafızalarından silip engelli çocuklarıyla birlikte tekrar büyümeye başlarlar. Hatta zamanla bu öyle bir hal alır ki aile çocuklarının engelli olduğunu dahi neredeyse unutur. Ancak malesef toplumumuz, bir engelli, ailesiyle evinden çıkıp bir yerlere gitmek istediğinde unutulmuş bir acıyı yeniden körüklemek istercesine gerek sorularla gerek bakışlarla aileye ve engelliye psikolojik baskı uygulayarak bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde o ilk acıyı tekrar yaşamalarını sağlar ve bununla da kalmaz aynen engellinin kendisi gibi ailede toplumdan dışlanmaya, adeta bir vebalı gibi en yakın dostları ve hatta akrabaları bile aileye önceki kadar yakınlık göstermemeye başlar.
            Malesef sırf bu nedenlerden dolayı çoğu aile engelli çocuklarını yok sayar ve evden çıkarmak istemez. Halbuki gelişmiş ülkelerde bunun tersine engelliler ve engelli ailelerine gayet normal bir insan muamelesi yapılmakta. Hatta bazı gelişmiş ülkelerde ise engelliler ve aileleri gerek devlet gerekse toplum tarafından sağlıklı insanlardan çok daha iyi bir muamele ve yakınlık görmekle birlikte engellilerin ve ailelerinin acısını hafifletmek için her türlü kolaylık ve imkan toplum ve devlet tarafından sağlanmaktadır.
            Değerli Üyelerimiz şimdi soruyorum, Eğer ülkemizde de durum bu şekilde olmuş olsa hangi engelli ailesi çocuklarını eve kapatmak cehaletini gösterir?.. Bence bir toplumun engellisine davranışı o toplumun gelişmişliğinin ve eğitim düzeyinin açık bir göstergesidir. Biz ne kadar geliştik desekte engellimize ve engelli ailelerimize karşı toplumumuzun tavrı değişmediği sürece uluslararası toplumun bizi gelişmiş bir ülke olarak göremeyeceği açıktır. Çözüm ise ilköğretimden başlayarak toplumu engellilerin de normal birer birey oldukları ve farklı davranılmaması gerektiği konusunda eğitmeli, gerekiyorsa okullarda ders olarak bu konu işlenirse, gerek medya, gerek sivil toplum örgütleri el ele vererek kampanyalar düzenlenirse inanıyorum ki halkımızın engelli ve engelli ailelerine bakışı kısa zamanda değişecek ve olması gerektiği düzeye çıkacaktır. Engelliler ve engelli aileleri artık kimseye hesap vermeden, tuhaf bakışlara maruz kalmadan sokakta özgürce dolaşabileceklerdir.
            Sözlerimi bitirirken tüm insanlığa engelsiz günler diliyorum...
            ENAD 
Recep Erdem
Genel Sekreter

26 Mayıs 2011 Perşembe

engelli ailelerinin çileli yaşamı...

ENGELLİLERİN ÇİLESİ: HEYET RAPORU
“Engelli”, “özürlü”, “sakat”, “malül” vb. sıfatlar, nüanslarla farklı anlamlara gelse de, fiziksel veya beyinsel olarak sağlıklı bir insanın yapabildiği aktiviteleri yapamayan insanlar için kullanırız bu sıfatları.

            “Engelli”, “özürlü”, “sakat”, “malül” vb. sıfatlar, nüanslarla farklı anlamlara gelse de, fiziksel veya beyinsel olarak sağlıklı bir insanın yapabildiği aktiviteleri yapamayan insanlar için kullanırız bu sıfatları. Ama biz daha insancıl ve daha medenice bulduğumuz için “engelli” sıfatını kullanmayı tercih ediyoruz.
            Engelli, kusuru olan değil, engeli olan insandır. Eğitim hayatında, çalışma hayatında, yaşamının tüm devrelerinde zorlukları vardır çünkü engellilerin. Bu zorlukları kolay aşmaları için toplumun tüm bireylerine, tüm kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir.


Recep ERDEM, Genel Sekreter

           Her engellinin sorunu ve ihtiyacı farklıdır. Kimisi çalışabilecek durumdadır, sadece işe ihtiyacı vardır. Kimisi, yatalaktır, evinde insanca bakılmalı ve yaşatılmalıdır. Kiminin yaşadığı ortam sağlıksızdır, devlet el atmalıdır. Kimisinin eğitime ve rehabilitasyona ihtiyacı vardır. Kimisi kendi imkânlarıyla hareket edememekte, tekerlekli sandalye veya akülü araçlara ihtiyaç duymaktadır. Hepsinin de maddi destekten ziyade, daha çok manevi desteğe ihtiyaçları vardır. Hasılı engellilerin hepsi çiçektir ama renkleri ve kokuları farklıdır. Onları yük değil, topluma rahmet ve nimet olarak görmek gerekir.
            Egelilerin bireysel sorunlarının yanında bir de genel sorunları vardır. Bu sorunlardan birisi de tekrar tekrar heyet raporu almaktır. Tekrar tekrar rapor almak veya her olay için rapor almaya ihtiyaç duymak engelliler için adeta bir çile ve işkence olmaya devam etmektedir.
            Elbette ağlamayan çocuğa meme vermezler. Her engelli şahıs engeli olduğunu bir belgeyle ispat edecektir. Bir insandan tekrar tekrar kendisini ispat etmesini istemek o şahıs için zulümdür. Kucakta veya sırtta taşınan birçok engellinin engelliliğini ispat etmek için hastane ile adli tıp arasında mekik dokuduğunu bilirim. Devletin kurumları birbirine güvenmiyor ve arada engelli eziliyor. Filler tepişiyor, olan çimenlere oluyor.
            Engellileri ikiye ayırabiliriz: Geçici bir süre için engelliler ve süresiz engelliler. Geçici bir süre engelli olanlar için raporların yenilenmesi bir gerekliliktir. Ancak engelliliği sürekli olan bir insanı ikiye bir hastaneye sevk etmek işkencedir. İş bulmak için, 2022 sayılı kanundan maaş almak için, malulen emeklilik için, vergi muafiyeti için, özürlü kimliği için, özürlü aracı satın alabilmek için, H sınıfı ehliyet için, transfer amaçlı ve vergi muafiyetli araba alabilmek için, akülü sandalye alabilmek için vs. ayı ayrı rapor almak, hem engelliler için bir işkencedir, hem de hastaneleri boş yere meşgul etmektir.
            Bir akıllı insan çıkıp ta bütün raporları tek bir raporda toplayamaz mı? Bir rapor kâğıdı veya kartı üzerine engelinin bütün engel oranları ayrı ayrı işaretlerle kayda geçirilemez mi?
            Engellilere iyilik yapmak isteyen siyasetçiler rapor konusuna el atmalıdır. Engellileri tekrar tekrar rapor alma işkencesinden kurtarmalıdırlar.
            Bir engellinin köyünden veya mahallesinden hastaneye gitmesi veya götürülmesi, ilgili doktorlardan imza alınıp heyete çıkarılması için bir yardımcıya ihtiyacı vardır. Ayıca engelliyi taşımak için araba gerekir. Öyle engelliler var ki kucakta taşınmaktadır. Böyle kucakta taşınan bir engellinin malulen emekli yapılabilmesi için iki defa ta İstanbul'a Adli Tıp'a sevk edildiğini bilirim.
            Politikacılar oturup bu rapor işkencesine çözüm bulmalıdır. Bir engelli aldığı bir heyet raporunu her ihtiyacı için kullanabilmelidir. Alınan heyet raporları çok amaçlı olmalı, raporlarda tüm bilgiler kayıtlı olmalı, gerekirse elektronik kart halinde (dijital) olmalı ve her alanda bu kart geçerli olmalıdır. Çıkarılacak dijital özürlü kimlikleri bu sorunu çözecektir.
            Sağlık Bakanlığımızın “Heyet Raporu” sorununa dijital kartla çözüm bulacağına inanıyoruz.
            ENAD Genel Merkez – Ankara, 26 Mayıs 2011

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Çelikhan ilçesinde engelli anneleri, "yılın annesi" seçildi.

Çelikhan ilçesinde 
engelli anneleri, 
"yılın annesi" seçildi.
Çelikhan Engelli Koordinasyon Birimi, Çelikhan Lisesi Sosyal

Etkinlikler Kurulu ve Çelikhan Engelli Aileleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğince, engelli çocukları için birçok zorluğa katlanan fedakar annelerden Bedriye Aloğlu, Hanım Kaymak ve Zeliha Ayaz, "yılın annesi" seçildi.
Kaymakam Murat Uz, "yılın annesi" seçilen Bedriye Aloğlu, Hanım Kaymak ve Zeliha Ayaz'ı, Çelikhan Belediye Başkanı Mehmet Bora, Çelikhan Engelli Aileleri Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Abuzer Ayaz ve Dernek Saymanı Remziye Şişman ile birlikte evlerinde ziyaret ederek onlara birer çeyrek altın ve çiçek hediye etti.
Kaymakam Uz, bütün annelerin yılın
annesi olduğunu ancak engelli annelerinin zahmet ve meşakkatinin daha fazla olduğunu dile getirdi. 
Engelli Asker Adaylarına Kına Yakıldı

Ankara’da engelli 20 asker adayı için düzenlenen kına gecesinde aileler gözyaşı döktü. Engelli asker adayları Hava Lojistik Komutanlığı’da temsili askerliklerini gerçekleştirecek.    
(IHA) Ankara’da engelli 20 asker adayı için düzenlenen kına gecesinde aileler gözyaşı döktü. Engelli asker adayları Hava Lojistik Komutanlığı’da temsili askerliklerini gerçekleştirecek.
Tüm Engelliler ve Aileleri Yardımlaşma Dayanışma Derneği’nin (TEDAY) ve Etimesgut Belediyesi Kent Konseyi Engelliler Meclisi’nin ortaklaşa düzenlendiği kına gecesinde, engelli asker adayları ve ailelerinin yanı sıra davetliler de katıldı. Etimesgut Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen kına gecesinde, Etimesgut Kent Konseyi Orkestrası müzik dinletisi sundu. Askere gidecek engelli asker adayları çalınan Ankara havalarına eşlik etti.
Samet Atmaca isimli asker adayının şiir okuduğu gecede, asker olacaklara kına yakıldığı sırada engelli adayların aileleri gözyaşlarını tutamadı. Anne Esengül Ağdaş anlatılmaz bir duygu yaşadıklarını belirterek, gecenin düzenlenmesinde katkısı olanlara teşekkür etti. Baba Yavuz Ağdaş’ın engelli ailelerine yardımcı olanlara teşekkür ettiği gecede asker adayı Hayati Ağdaş ise bir gün de olsa vatana hizmet etmenin bir görev olduğunu söyledi. Bir diğer engelli asker adayı Seyda Saçma’nın annesi Sezer Saçma,
çok mutlu olduğunu ifade ederek, evlatlarını bir gün de olsa asker olarak görmenin çok önemli olduğunu belirtti. Asker adayı Seyda Saçma ise duygularını, ’’Vatana hizmetimiz bir gün değil her zamandır. Devletimiz milletimiz varolsun. Ne mutlu Türküm diyene’’ şeklinde aktardı.
Askere gidecekler arasında bulunan TEDAY’ın görme engelli Başkanı İlimdar Boztaş da Hava Lojistik Komutanlığı’nda askerlik yapacaklarını dile getirdi. Eline kına yakılan 39 yaşındaki Boztaş, askerliğin birçok engelli arkadaşının içindeki bir ukde olduğuna dikkat çekerek, "İstedik ki arkadaşlarımızın yaşam biçimlerine bir renk katalım. Temsili de olsa bir günlük askerlik organizasyonuna katılalım’’ dedi.
Askeri yetkililerle görüştüklerini ve olumlu karşılandıklarını söyleyen Boztaş, ’’Gayet mutluyuz’’ dedi.
Engelli 20 kişinin, bir günlük askerliklerini 12 Mayıs Hava Lojistik Komutanlığı’nda yerine getirecek. Etimesgut Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polis Büro Amirliği ve TEDAY İşitme engellilerin dostluk maçı 12 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. 15 Mayıs’ta ise Etimesgut Belediyesi Yarı Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu’nda müzikli eğlence düzenlenecek. 

14 Mayıs 2011 Cumartesi

engelliler haftası kutlanıyor


SALİHLİ'DE "ENGELLİLER HAFTASI" KUTLANIYOR
Engelliler Haftası, Salihli Büyük Park’ta (Bizim Kafe) düzenlenen törenle kutlanmaya başlandı. Salihli Büyük Park’ta (Bizim Kafe) düzenlenen törene Salihli Kaymakamı Mesut Yıldırım, İlçe Milli Eğitim Müdürü Vedat Karabıyık, Salihli Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Sungur, Belediye Başkan Danışmanı Perihan Örs, Okul ve Daire Müdürleri, Siyasi Parti Başkanları ile engelli aileleri katıldı. Salihli Büyük Park’ta (Bizim Kafe) düzenlenen törenin açılış konuşmasını ise Engelli Aileleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği (ENAD) Salihli Şube Başkanı Emin Kuyucu yaptı. Kuyucu, “Derneğimizin amacı, Engelli Aileleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği mensupları arasında sosyal, kültürel, sağlık ve özel eğitim alanlarında yardımlaşmayı ve dayanışmayı sağlamak ve geliştirmektir”dedi.

   Engelli Aileleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Salihli Şubesi 5 engellisi olan üyelerin biraraya gelmesiyle 2009 yılında kurulduğunu belirten Dernek Başkanı Kuyucu, derneğin yapmış olduğu çeşitli etkinlikler hakkında bilgi verdi. Daha sonra Salihli Belediye Başkan Danışmanı Perihan Örs konuşma yaptı. Örs konuşmasında, Engelli ailelerine bir müjde daha verdi. Engellilere yönelik Yörük mahallesinde bir parkın hizmete açılacağını müjdeleyen Örs; “Engelsiz bir dünya diliyorum”dedi.
   Açılış konuşmalarının ardından, Engelli öğrencilerin müzik ve dans gösterileri sunduğu etkinlikte neşeli anlar yaşandı.
   Engelli Aileleri Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Salihli Şubesi 5 engellisi olan üyelerin biraraya gelmesiyle 2009 yılında kurulduğunu belirten Dernek Başkanı Kuyucu, derneğin yapmış olduğu çeşitli etkinlikler hakkında bilgi verdi. Daha sonra Salihli Belediye Başkan Danışmanı Perihan Örs konuşma yaptı. Örs konuşmasında, Engelli ailelerine bir müjde daha verdi. Engellilere yönelik Yörük mahallesinde bir parkın hizmete açılacağını müjdeleyen Örs; “Engelsiz bir dünya diliyorum”dedi.
   Açılış konuşmalarının ardından, Engelli öğrencilerin müzik ve dans gösterileri sunduğu etkinlikte neşeli anlar yaşandı.